ZAT-I MUHTEREMLERE
Papanın önünde divan durunca
Köylüye, işçiye tokat vurunca
Brüksel'e gidip akıl sorunca
Söylesene seni nasıl seveyim?
Ekmeğini yedin TÜRKÜM demedin
Zana gelmeyince yemek yemedin
Ata'yı, ecdadı hiç bilemedin
Söylesene seni nasıl seveyin?
Allah "TEK DİN." Diyor, sen "DİN ÇOK." Dersin
Jenifır Lopez'le iftar edersin
Adres öğrenmeye Bush'a gidersin
Söylesene seni nasıl seveyim?
Bayrak olanlara "KELLE." Diyorsun
Fener Patriğiyle; sahur yiyorsun
Köln'e, Las Vegas' çok gidiyorsun
Söylesene seni nasıl seveyim?
"ANAN AĞLAMASIN AL GÖTÜR." Dedin
Ayağa kalkana "SEN OTUR." Dedin
"KANDİL DAĞLARINDA İT YOKTUR." Dedin
Söylesene seni nasıl seveyim?
Pamukyan Orhan'a kucak açarsın
Ele sarılırsın, bizden kaçarsın
Hain sofrasında kahve içersin
Söylesene seni nasıl seveyim?
Yarına bakarken, dünü unuttun
Mazi tanımadın, yönü unuttun
Alparslan'dan kalan ünü unuttun
Söylesene seni nasıl seveyim?
Vatan bekleyeni, yatıyor sandın
Maskeyle süslenmiş, sözlere kandın
Hani seçimdeki; yeminin, andın?
Söylesene seni nasıl seveyim?
Domuz besleyene izacet verdin
Ecnebi gelince halılar serdin
İnsafı kuruttun, ifffeti derdin
Söylesene seni nasıl seveyim?
Mikrofon bulunca, gönül kırarsın
Havra, kilisede; kıble ararsın
Sarkisyan'ı kardeş gibi sararsın
Söylesene seni nasıl seveyim?
Evladın milyonluk gemi alırsa
Hazine malını emmi alırsa
Haham; İstanbul'da, cami alırsa
Söylesene seni nasıl seveyim?
Lawres torununa derler ki; MÜRŞİT
HAKKIN HUZURUNDA; SEN VE BEN EŞİT
Bu yazdıklarımı; hem gör, hem İŞİT
Söylesene seni nasıl seveyim?
Kadir DURAK
(LEBİDERYA)
fethiye şehit aileleri ve gaziler derneği
basın danışmanı
13 Kasım 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder