24 Mart 2008 Pazartesi

HERKES ASLINA ÇEKER

Kaynkatan DeryayalebideryaHerkes Aslına ÇekerAsalet genetiktir. Genetik insan ruhunun genel yapısını oluşturmaktadır.Hastalıklarda bile bu böyledir.Merhamet ve şefkatte, düşünce yapısında, vatan sevgisinde de durum aynıdır."Ahlas" adlı kişi adını mahkeme kararı ile "İlyas" diye değiştirir. Fakat adını değiştirmesi beyninin ve yüreğinin dğiştirmesi anlamını taşımaz. "Orhanes Bakıryan" vardı. Adını Orhan Bakır olarak değiştirmişti. İhanet şebekelerinin içinde liderkadrodaydı. THKP/C militanıydı. Yani bugünkü PKK mensubu idi. 12 Eylül 1980 Tarihinden önce; dışarıdan aldıkları talimatlar gereği görevleri ülkeyi kan gölü haline getirmek olan bunlar, her gün onlarcagenç gidanımızı katlediyorlardı. Bu şahısda bu "İhanet ve Cinayet." Şebekelerinin İzmir Bölgesi baş sorumlusuydu. Bir suça iştirak ettiği suç üstü olunca; yakalandı ve Buca Kapalı Ceza ve Tutuevi Yeni Bölüm C/5 Koğuşuna konuldu. Daha tutuklu iken; yani yargılanması devam ediyor iken; Ege Üniversitesi hastanhanesine sevk edilmiş, tevadisi yapılmış,nakil aracı ile cezaevine götürülürken Bornova Üçyol mevkiinde (ki; hemen hastanenin önü) yolda pusu kuran hainler tarafından nakil esnasında kendine yardımlarını esirgemeyen ve onu nakletme görevli Jandarmalar şehit edilir ve bu şahıs kaçırılır. İhanet adamların geninde var. Adamın adının Türk olarak değişmesi Türk’e, Türklüğe, vatana bağlılık anlamı taşımaz.Yani herkes aslına çeker.Burada sizlere iki kısa hikaye azr ediyorum;Bir zamanlar bir devletin en büyük yöneticisi "Bana Hızır AS’ı göstereni ihya edeceğim." Diye ferman çıkartır. Bu ülkenin ücra bir köşesinde yaşayan bir fakir adam da; kendi kendine "Ben Hızır AS’yi gösteririm diyeyim, zaman istiyeyim, hiç değilse; istediğim o süre içinde biraz olsun rahat ederim, çocuklarımın kursağına sıcak yemek nasip olur." diye düşünür. Devletin görevlendirdiği adamlara "Ben Devletlümüze Hızır AS’yi gösterecem, fakat bana altı ay süre verin." der. Devletin görevlileri, bu fakir adamı alıp; payitahta götürürler. Durumu Devlet Başkanına söylerler. Devlet başkanı fakir adamın söylediklerini dinler ve "Yer temin edin, ailesiyle birlikte rahat zaman geçireceği zemin hazırlayın." diye adamlarına talimat verir. Nihayet istenen süre dolmuş; zaman gelmiştir. Fakat Hızır AS’yi gösterek adam Hızır AS’yi bulamamıştır. Süre uzatmanın bir anlamı yoktur. Divan kurulur; fakir adam huzura alınır, yargınalma başlar.Tam bu esnada; fakir adamın yanında yaşlı bir kişi belirir; Fakat Devlet Başkanı "Bu kişi belki fakir adamın babası filandır." diye düşünerek yaşlı adamın da orada kalmasına müsaade eder.Devlet Başkan’ı;1. Vezire sorar: "Bu adama nasıl bir ceza verelim?". Birinci Vezir "Asalım, yargılamaya ne gerek var, memleket bu tür yalancıların elinden ne hale geliyor." diye cevap verir. 1. Vezir’in cevabı bitince; fakir adamın yanında bulunan yaşlı kişi "Herkes aslına çeker." der.2. Vezire sorar: Bu adama nasıl bir ceza verelim?".İkinci Vezir "Kaynar sularda haşlayalım, herkese ibret olsun, bir daha kimse Devletlümüze yalan söyleyemesin." diye cevap verir.2. Vezir’in cevabının bitinde de o yaşlı adam "Harkes aslına çeker." der.3. Vezire sorar: "Bu adama nasıl bir ceza verelim?".Üçüncü Vezir "Parçalayalım her parçasını ayrı yere atalım, vahşi haynalar bunun kemiklerini bile bırakamsın ki; kimse bunun nerde yattığını bilip de; ilerde kabrine gidip ziyaret etmesin." diye cevap verir.3. Vezir’in cevabı bitince; o yaşlı kişi "Herkes aslına çeker." der.4. Vezir sorar: "Bu adama nasıl bir ceza verelim?".Dördüncü vezir: "Devletlim, devlet hem sert hem şefkat demektir. Fakir kişi iki lokma sıcak yemek bulmak için bu yalanı söylemiştir. Devletin hazinesi bol, bu kişi çocukları ile yaşasınlar. Bu kişiyi siz affedin, affedilmeyecek suçları affetmeyin, nu kişi bu yalanı ile burada evlatlarına sıcak yemek temin etmiştir. Büyüklük sizdedir, takdir sizindir." diye cevacp verir.4. Vezir’in cevabı bitince; o yaşlı adam yine "Herkes aslına çeker." der.Bütün cevaplar bitmiştir.Devlet Başkanı; suçlu şahısın yanındaki yaşlı adama dönerek "Her Vezir düşüncesini söyledi, sen de ardından """"HERKES ASLINA ÇEKER"""" dedin, nedir bunun sebebi, neden böyle dedin?" diyerek yaşlı adama soru sorar.Yaşlı adam: """"1. Vezir "Asalım." dedi. Onun dedesi zindanlarda cellattı.2. Vezir "Kaynar kazanlarda kaynatalım." dedi. Onun dedesi de başka bir ülkede esirleri kaynatmakla görevli idi.3. Vezir "Parçalayalım, her parçasını ayrı bir yere atalım." dedi. Onun dedesinin dedesi, çok canlar yakmış bir eşkiya idi, heryere, herkese korku salmıştı.4. Vezir "Affedelim, affedilmeyecek suçları affetmeyiniz, ama bu sıcak bir yemk için, hem de kendisine değil, ailesine sıcak yemek nasip olsun diye bu yalanı söylemiş, takdir sizin." dedi. Onun dedesi de; ilim öğreten doğru yolu gösteren bir insandı.""" diyerek Devlet Başkanına cevap verir.Devlet Başkanı vezirlere döner ve "Yaşlı adamı duydunuz, söylediklerine ne diyorsunuz?". diye soru sorar.Vezirler sıra ile yaşlı adamın söylediklerini onaylarlar.Devlet Başkanı yeniden yaşlı adama döner ve "Bu kadar bilgileri nereden öğrendiniz, siz kimsiziniz?" diye sorar.Yaşı adam "BEN HIZIRIM." der ve kaybolur.HERKES ASLINA ÇEKER......Kurtuluş Savaşı Dönemi;Olay Malatya İli’nin Arapgir İlçesi’nin; Kozluk Çay’ında; Meydan Köprüsü’nde meydana gelmiştir.Buyrun olayı birlikte okuyalım:Sergeli Mustafa Amca (Torunun oğlu yıllar yıllar sonra Kozluk Çay’ında balık tutarken boğularak ölmüş, torunun kızı; 2002 Yılı’nın Nisan Ay’ında Arapgir İlçesi Gazi Osman Mahallesi’nde bulunan evlerinde; kayınvalidesi, altı (6) aylık çocuğu ve kendisi tel ile böğularak, tarha ile ile parçalanarak vahşice katledilmişler, Bu olay; LEBİDERYA adlı kitabının 149 ve 150. saflarında AĞIT olarak yazılmıştır. Katilleri de bahçelerinde iş verdikleri, ev yaptıkları, ekmek verdikleri üç kişi çıkmıştır, bu caniler şimdi cezavevinden de çıkmışlardır.) Sergeden şehre gelir. Kenarda kalan bir iki küçük ziynet eşyaları vardır. Arapgir’de kuyumcu yoktur, fakat Mireşoğlu Sirkosyen evinde bu işleri yapmaktadır. Ona götürür verir. Bu eşyalarının karşılığında aldığı paranın bir miktarı ile; şeker, gazyağı, ekmek alır dönüşte Kozluk Çay’ı Meydan Köprüsü etrafında eşkiyalar yolunu keser. ((( Serge Kozluk çayına kadar çok dik bir iniş, Kozluk Çayı’nı geçince; Arapgir’e kadar çok dik bir yokuş yolu olan ve 15-20 evden ibaret bir mahalledir.))). Eşkiyalar "İn merkepten neyin varsa çıkar şuraya bırak çek git, yoksa hem malını alır, hem de canını alırız." derler.Mustafa Amca; bir düşünür "Yeni evlidir, ölüm bir şey değil de; eşkiya her yerde kol gezmekte, ülke savaşta, ihanet sisleri her yanı sarmış, bu karmaşık durumda canım dediği hanımını yapayalnız tek başına bu kahrolası dünyada bırakmayı göze alamaz". Eşkiyanın dediklerini yapar. "Üstünde kalan parayı da ver." der, eşkiya. Mustafa Amca; "Ne varsa bıraktım." diye cevap verince; eşkiya başı "Sen altınları satıp da; şu kadar almadın mı, Mireşoğlu Sirkosyan’dan, haydi üsyündeki paraları da adam gibi bırak." der. Mustafa Amca; anlar ki, Mireşoğlu Sirkosyan; bunlara haber salmış, paraları da verir. Eşkiya başına "Sana bir şey soracağım, sen kimlrdensin." der. Eşkiya başı "Aşukka’lı Fahri’nin oğluyum." der. Mustafa Amca bir iki adım atıp geri döner ve "Deden kimlerdendi?" diye sorar. Eşkiya başı sinirli, şekilde "Peküsülü Salih." diye cevap verir. Mustafa Amca bir iki adım daha gider ve yeniden geri döner, eşkiya başına "Bir soru daha soracağım, bana cevap ver, zaten elimdeki avcumdakini aldınız, cevap ver başka da bir şey sormayacağım.". Eşkiya başı sinirli şekilde "Sen çok fazla oldun ha; haydi ne soracaksan sor, sonra çek git." deyince; Mustafa Amca "Dedenin dedesi kimmiş biliyor musun?" diye sorunca; eşkiya başı "Minasgilin Artin derlermiş dedeme." diye cavep verir. Eşkiya başının bu cevabı üzerine Mustafa Amca Kıble tarafa döner, dizlerini yere koyar, ellerini su içer gibi havaya kaldırır, başını da göğe doğru çeriri ve "Allah’ım (C.C) sana yüzbinlerce şükürler ve hamdüsenalar olsun ki; TÜRK değillermiş." der ve yokuşa yönelir.HERKES ASLINA ÇEKER.Yusuf Yüzlüler’in yazarı Değerli fikir adamı, usta kalem Üstadım, ağabeyim Mehmet KARANFİL, GÜL HÜZNÜ kitabında bütün ayrıntıları ve belgeleri ile; Nazım Hikmet’in aslını, neslini, soyunu, boyunu, hangi millete mensup olduğunu en küçük ayrıntısına kadar, bütün detayları ile anlatmıştır.Nazım Hikmet; Lenin’e "Beni Sen Yarattın." diyerek mektup yazmıştır.Bu gerçeklere rağmen hala Nazım Hikmet yanlısı olamkta ısrar edenlerin de soyuna, boyuna, aslına, nesline çok iyi bakmak ve çok iyi analiz yapmak gerekir.Büyük fikir ve dava adamı, Büyük Türk Milliyetçisi; Ayhan Songar Üstadımız Nazım Hikmet’le ilgili; "Türk değildi, Türk’e düşman herkes onun dostudur." diyerek görüşünü net sözlerle ifade etmiştir.Deniz Gezmiş Ankara Balgat’ta bulunan ABD Üssü’nde Amerikalı subayı kaçırmış, çok iyi davranmış ve sağ selim teslim etmiştir. ABD üslerinin nasıl korunduğunu anlatmaya gerek var mı?Üssün içine girecek, ABD’li Yüzbaşıyı alıp götürecek, buna ihtimal verebilir misiniz?Danışıklı dövüş ile yapılmış bir eylemdir. Bu olayın perde arkası ve bu olay ile ilgili tutulmuş net kayıtlar bulunmaktadır. Deniz Gezmiş işbirlikçilik yapmıştır. Kontrolden çıkacağı düşünülerek kalemi kırılmış olabilir. Yani aldıkları talimatı harfiyen yerine getiren bir Deniz Gezmiş vardır.Deniz Gezmiş ile ilgili olarak "Uzatmalı itin biri." diye türkü şarkı besteleyenler ve söylenlerden Ulusalcılık beklemek çok yanlıştır.Bu da bir oyundur. Yeni bir maskedir.Hani "Din." meskesi ile görünenler var. "Atatürkçülük" maskesi ile görünenler var. Bu oyunda "Ulusalcılık" maskesidir.""""""Huzur Şafaktadır; Yönü BilmektirYarının Garantisi Dünü Bilmektir."""""""""""""""""
Nurlu Ecdad Sofrasında Tarihi İçin
Milli Şuur İçin Çanakkaleyi Seçin""""""""""

Türk Milleti


Milli Devlet’ten yanadır.
""Esecek Mutlaka Türk Fırtınası
Türk’ün Olmaz Dostu Türk’ten Başkası."""
HERKES ASLINA ÇEKER

Hiç yorum yok: