24 Mart 2008 Pazartesi

İSTANBUL PİSLİKTEN TEMİŞZLENDİ Mİ 5

İSTANBUL PİSLİKTEN TEMİZLENDİ Mİ 5 ?
RÜYA ŞEHİR İSTANBUL İÇİN;
Hayran bırakırsın gelip göreni,Senle yaşatırsın Alp`i, Eren`iYüceltirsin sana gönül vereni.
Bayrağım üstünde dursun İSTANBULRüyaların şehri sensin İSTANBUL.lebiderya
Kırk sahabenin ebedi istirahat ettiği kutsal topraklar.Büyük sahabelerden Hz. Eyüp Sultan`ın istirahat ettiği kutsal topraklar.Hz. Fahri Kâinat Efendimiz SAV` in “NE MUTLU İSTANBUL`U FETHEDEN KUMANDANA VE ONUN ASKERLERİNE.” diye buyurarak kutsallığına işaret ettiği yer.HAZRETİ FATİH`İN, HZ. ABDULHAMİT`İN, HZ. AKŞEMSEDDİN`İN, HZ. VAHİDEDDİN`İN İSTİRAHAT ETTİĞİ KUTSAL TOPRAKLAR.BİNLERCE ULEMANIN, EVLİYANIN, ENBİYANIN İSTİRAHAT ETTİĞİ BÜYÜK ŞEHRİMİZ.BU İSTANBUL RÜYA ŞEHİR İSTANBUL
BU İSTANBUL`DA; PİSLİKLERDEN TAMİZLENMİŞ OLN İSTANBUL.İŞTE SİZE İSTANBUL.
İSTANBUL PİSLİKTEN TEMİZLENMİŞ? ÖYLE BUYURUYOR. SAYIN BÜYÜĞÜMÜZ ERDOĞAN BEY.BİR TAKSİCİNİN BAŞINA GELEN DEHŞET VERİCİ OLAYI TAKDİRLERİNİZE ARZ EDİYORUM.Taksici her günkü gibi nafakasını kazanmak için aracını uygun yerde park etmiş, müşteri beklemektedir. Düzgün giyimli biri gelir. Müşterin var mı? Diye sorar. Müşterisi olmadığını öğrenince taksiye biner ve gideceği yere söyler. Biraz sonra şurda dur diye şoföre seslenir. Şoför denileni yapar. Durduğu yer kendi oturduğu apartmanın önüdür. Müşteri, “Az işim var, bekle geliyorum.” diyerek araban iner apartmana girer. Bir süre sonra geri döner. Tekrar taksiye biner ve gideceği yeri söyler. Bu sırada taksici müşteriyi izleme çalışır. Müşteride bir gariplik vardır. Gömleğini değişmiştir. Bu gömlek kendi gömleğine çok benzemektedir. Ama, “Gömlek gömleğe benzer.” diye düşünür ve yoluna devam eder. Fakat müşterinin durumundan şüphelenmiştir bir kere. Karakolun önüne gelir ve polislere işaret yapar. Arabasını park eder ve hemen arabadan aşağı iner. Polisler müşteriyi aşağı indirirler. Onlar da şüphelenmişlerdir. Sorguya alırlar. Takisici dışarda beklemektedir. Bir süre sonra müşteri ve yanında yedi sekiz polis belirir. Haydi olay yerine gidiyoruz diyerek polis otosuna geçerler. Taksici de polis arabasının ardından yola koyulur. Polis otosu taksicinin evinin bulunduğu apartmanın önünde durur. Hep birlikte apartmana gelinir ve olayın olduğu daireye girilir. Taksici donmuş kalmış, öylece durmaktadır. Hemen salona koşar. Çocukları oyun oynamaktadır. Derken polislerden birinin sesi duyulur, “Buraya gelin, buraya gelinnnnnnnn, bunu nasıl nasıl yaptın şerefsiz.” diye bağırmaktadır. Polisin seslendiği yer evin banyosudur. Bir kadın boğazı kesilmiş, kolları kesilmiş vaziyette banyodaki kan gölünün içinde cansız yatmaktadır. Naaşın üzerini örterler. Ölüdürülen hanım, taksicinin eşidir. Çocuklara ben banyo yapacağım, siz oyun oynayın diyerek banyoya girmiş. Çocuklar salonda oynarken cani eve girmiş ve su sesi gelen banyoya yönelmiş. Hanımefendiyi alçak ve adice katletmiş. Olay gündüz öğlen saatlerinden hemen sonra meydana geliyor.Bu olay münferit mi? Organize mi? Orasını bilmiyorum.
İSTANBUL PİSLİKTEN TEMİZLENMİŞ Mİ?
Şimdi başka bir olay;Yer: Güngören Perşembe Pazarı.
Adı bizde mahfuz olan;İki çocuklu yalnız yaşayan bir hanım öğretmenin başına gelen olay.Günün telaşı içinde çocuklarının birini okula götüren bu hanım, öteki çocuğunu da ablasına bırakır ve okuluna gider. Eğitim çalışmasını yapar. Pazara gelir alışveriş yaparken, bir dilenci küçük kız bu hanımdan para ister. Birden çocuklarının da böyle yalnız kalacağını düşünen hanım öğretmen dilenciye para verir. Dilenci dualar eder, bir süre bu hanımın peşinden gider ve “Abla beni de şuraya bırakır mısın?” deyince, o hanımda dilenciyi arabasına alır. Dilenci yolda bir yerde arabadan iner. Bir hafta sonra pazarın kurulduğu gün başka bir dilenci karşısına çıkar. O da para ister, ona da para verir. Bir hafta sonra başka bir dilenci de para ister, ona da para verir. Bu arada bu üç dilenci bu öğretmenin evini ve arabasının plakasını öğrenmişlerdir. Öğretmen bir cuma günü çocuğunun birini okula götürür, küçük olanı ablasına bırakır. Okuluna gider. Nöbetçidir o gün için. Nöbete başlar ama içi rahat değildir. Biraz erken çıkmak için makamdan izin ister. Saat 16 gibi eve gelir. Çocuk parkta oyun oynamaktadır. Hızla eve çıkar. Evine girecegi merdivene yönelince kendi evinden, para verdiği üç dilencinin çıktığını görür. Başını çevirip terasa yönelir. O sırada hırsızlar aşağı inmektedir. Polis imdatı numarı olan 155`i arayıp durumu bildirir. Polis ekipleri oraya yakın olduğundan duruma müdahale ederler. Hırsızlar yakalanır.Bakalım olay nasıl olmuş; ifade tutanaklarından olayı inceleyelim:“Biz dilencilik yapan üç kişiyiz. Bu abla çok iyi abla idi. Çok da saf. Onu takip ettik. Evini, arabasını, çocuklarını, ne iş yaptığını, hangi gün evde olmadığı, çocuğunun hangi zamanlarda eve geldiğini öğrendik. Onun nöbetçi olduğu gün saat 18 den evvel eve gelmeyeceğini biliyorduk. Çocuk sabahçı idi ve hergün eve geliyordu. Daha evvelden posta kutusundan telefon faturasını bulduk ve telefon numarasını öğrendik. Bugün birimiz evin kapısını çaldık. Çocuk kapıyı açınca merdiven aralığında bekleyen arkaşımın biri hemen o eve telefon etti, çocuk kapıyı açık bırakıp telefona gitti. Ben o sırada içeri girip, kapıyı kapattım ve içeriye gizlendim. Arkadaşlarım merdiven boşluğunda beklediler. Çocuk telefona cevap verilmediğini görünce kapıya baktı, tekrar kapıyı açtı, seslendi, cevap veren olmadı. O sırada ben içerde gizlenmiştim. Sonra çocuk evden çıkıp gitti. Ben de az sonra evin kapısını açtım ve arkadaşlarımı içeri aldım. Alacağımızı aldık, dışarı çıktık. O sırada ablayı farketmedik. Sonra dışarıda polis bizi çevirdi ve buraya getirdi.” diye ifade verir. Evin kapısını çocuğa açtırıp da içeri girip gizlenen dilenci.Bunlar; 13 - 14 ve 16 yaşında 3 kızdır. Bunların yalnız bu işi yapabilmesi mümkün değildir. Ne kadar ceza almış olabilirler?Eskiden esamesi okunan suçlar vardı. Cezaevinde racondur bu. Suça göre değer vardı. Öyle ya cezaevi şartları. En çok takdir edilen de, ahlak düşmanlarına gereğini yapanın cezası idi. Devir orda da değişmiş. Hırsızlar orada övüne övüne icraatlarını anlatırmış.
BEN BUNLARI AÇIKLARKEN; TAKDİR MAKAMINDA OTURAN BEYLER, BİR ZAHMET BİR DÜŞÜNÜN BU OLAYLARIN SEBEBİ NEDİR? NASIL BU ÇIKMAZDAN KURTULURUZ? DİYE İNCE İNCE DÜŞÜNÜN. DÜŞÜNÜN ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR. CEZAYI KANUN VERMELİ. VATANDAŞ CEZA VERMEYE KALKIŞIRSA……………….. DİYE BİR DÜŞÜNÜN… EĞİTİMİ DE İHMAL ETMEYİN BU ARADA. BU HALE GELMEMİZİN TEK SEBEBİ EĞİTİMSİZLİKTİR. BU BAHSİ GEÇEN OLAYLAR ANCAK EĞİTİMLE SON BULUR. HANİ TÜRKİYE`DE BİR DÜNYA TARİKAT VAR DEĞİL Mİ ? ORALARDA ULEMAI MUHTEREMLER DİN EĞİTİMİ VERİYOR DEĞİL Mİ? GÜLDÜRMEYİN ADAMI. İSTİHBARAT BİRİM AMİRLERİ… TÜRKİYEDE KAÇ TARİKAT VAR? BU TARİKATLARA BAĞLI OLAN KAÇ KİŞİ VAR? TARİKAT İŞİ, EHİL İŞTİR. EHİL OLMAYAN ORAYA DA SİRAYET ETMİŞTİR. ENGEL OLUNMAMASININ TEK SEBEBİ DE EHİL OLMAYANLARIN TARİKATLARDA HÜKÜM SÜRMESİDİR.NİYE Mİ BUNU DEDİM. CAMİLERE DİKKAT. CAMİ İÇİNDE ADAM DÖVÜLÜYOR ARTIK.EHLİ TARİKATTANIM DİYENLER; ” BU DEVLET MÜSLMÜMAN DEĞİL, HEDEFE VARMAK İÇİN HER ŞEY MÜBAHTIR.” DİYEREK FETVA VERİYOR. UYUMAYIN BEYLER.BU DEVLETİ BİZ YOLDA BULMADIK, KANLA ALDIK.
İSTANBUL PİSLİKTEN TEMİZLENDİ Mİ?
YARIN SİZE BİR APARTMANIN 3. KATININ BALKONUNDAN DAİREYE GİREREK YALNIZ OTURAN BİR HANIMA TECAVÜZE KALKIŞILAN OLAYI VE OLAYIN SONUCUNU AÇIKLAYACAĞIM
YARINI BEKLEYİNİZ..
SAYGILAR SUNARIMALLAH C.C YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN.
KADİR DURAK

Hiç yorum yok: